
Önemli noktalar
Herkes zaman zaman üzgün, kaygılı ya da yorgun hisseder. Bu duygular haftalarca sürüyor, yoğunlaşıyor ve iş, okul, ilişkiler ya da uyku gibi temel alanları aksatıyorsa bir psikiyatri doktoruna başvurmanın zamanı gelmiş demektir. Erken başvuru, tedaviyi kısaltır ve kolaylaştırır.
Ruhsal sıkıntılar çoğu zaman sessizce başlar. Önce uyku biraz bozulur, sonra sabahları kalkmak zorlaşır, eskiden keyif veren şeyler sıradanlaşır. Kişi bunu yorgunluğa, mevsime ya da yoğun bir döneme bağlar ve “geçer” diye bekler. Bazen gerçekten geçer; bazen ise aylar, hatta yıllar sürer. Psikiyatri doktoruna başvurmak için “dayanılmaz” bir noktaya gelmeyi beklemek gerekmez. Bu yazıda, hangi durumlarda bir uzmana danışmanın yerinde olduğunu, hangi işaretlerin aciliyet gerektirdiğini ve ilk görüşmenin nasıl geçtiğini anlatıyoruz.
Olağan sıkıntı ile tedavi gerektiren durum arasındaki çizgi
Üzüntü, kaygı, öfke ve hayal kırıklığı insan yaşamının doğal parçalarıdır. Bir sınav öncesinde gerilmek, bir kaybın ardından günlerce ağlamak ya da iş yerinde yaşanan bir haksızlıktan sonra uykusuz bir gece geçirmek tek başına bir hastalık belirtisi değildir. Uzmanlar, bir durumun tedavi gerektirip gerektirmediğini değerlendirirken üç temel ölçüte bakar:
| Ölçüt | Sorulacak soru |
|---|---|
| Süre | Bu durum iki haftadan uzun süredir neredeyse her gün var mı? |
| Yoğunluk | Duygular, olayın büyüklüğüyle orantısız mı? |
| İşlev kaybı | İş, okul, ev işleri, ilişkiler ya da öz bakım aksıyor mu? |
Bu üç sorudan birine ya da birkaçına “evet” yanıtı veriyorsanız, bir psikiyatri doktoruyla görüşmek yerinde olacaktır. Görüşme, mutlaka ilaç ya da uzun bir tedavi başlayacağı anlamına gelmez; bazen tek bir değerlendirme ve birkaç öneri yeterli olur.
Duygu ve düşüncelerde dikkat edilmesi gereken değişiklikler
Bazı belirtiler, özellikle bir arada görüldüklerinde bir değerlendirme gerektirir:
- Haftalardır süren isteksizlik, boşluk duygusu ya da sürekli karamsarlık
- Önceden keyif alınan etkinliklere ilginin belirgin biçimde azalması
- Kontrol edilemeyen, gün boyu süren endişeler
- Aniden gelen yoğun korku nöbetleri, çarpıntı, nefes darlığı
- Kafadan atılamayan, rahatsız edici ve tekrarlayan düşünceler
- Belirli eylemleri tekrar tekrar yapma zorunluluğu
- Değersizlik, aşırı suçluluk ya da umutsuzluk duyguları
- Olağan dışı bir coşku, uykuya ihtiyaç duymama, düşüncelerin çok hızlanması
- Başkalarının duymadığı sesleri duymak ya da başkalarının paylaşmadığı yoğun şüpheler
Bu belirtiler farklı durumların işareti olabilir. Depresyon, anksiyete bozuklukları ve obsesif kompulsif bozukluk en sık karşılaşılanlardır.
Beden yakınmalarının ardındaki ruhsal nedenler
Pek çok kişi psikiyatri doktoruna ilk kez başka bir hekimin yönlendirmesiyle gelir. Aylardır süren baş ağrıları, mide yanmaları, çarpıntı, nefes darlığı ya da yaygın ağrılar nedeniyle çok sayıda tetkik yaptırılmış, ancak açıklayıcı bir neden bulunamamıştır. Bu durumlarda yakınmaların “uydurma” olmadığını bilmek önemlidir. Kaygı ve depresyon, bedende gerçek ve hissedilen değişikliklere yol açar: Kaslar gerilir, sindirim sistemi hassaslaşır, uyku bozulur, ağrı eşiği düşer. Tıbbi nedenlerin dışlanmasından sonra yakınmalar sürüyorsa, ruhsal değerlendirme çoğu zaman eksik halkayı tamamlar.
Uyku, iştah ve enerji
Uyku ve iştahtaki değişiklikler, ruh sağlığının en erken ve en güvenilir göstergeleri arasındadır. Uykuya dalamamak, gece sık uyanmak, sabah çok erken uyanıp bir daha uyuyamamak ya da tam tersine günde on saatten fazla uyumak dikkat edilmesi gereken işaretlerdir. Belirgin kilo kaybı ya da artışı, sürekli yorgunluk ve enerji düşüklüğü de bu tabloya eşlik edebilir. Uyku sorunları üç haftadan uzun sürüyor ve gün içinde işlevselliği etkiliyorsa bir değerlendirme yerinde olur.
Alkol, madde ve davranış alışkanlıkları
Bazen kişi zor duygularla baş etmek için farkında olmadan alkol, sakinleştirici ya da başka maddelere yönelir. “Rahatlamak için” içilen bir kadeh zamanla her akşamın parçası hâline gelebilir. Kumar, aşırı alışveriş, saatlerce süren internet ve oyun kullanımı da benzer biçimde kontrolden çıkabilir. Bu davranışları azaltmaya çalışıp başaramıyorsanız ya da yakınlarınız bu konuda endişelerini dile getiriyorsa, bir uzmana danışmak hem davranışın kendisini hem de altında yatabilecek kaygı ya da depresyonu ele almak için önemlidir.
Çocuk ve gençlerde uyarı işaretleri
Çocuklar ve gençler duygularını erişkinler gibi sözcüklerle anlatamayabilir. Onlarda ruhsal sıkıntılar çoğu zaman davranış değişiklikleriyle kendini gösterir:
| Dönem | Dikkat edilmesi gereken işaretler |
|---|---|
| Okul öncesi | Konuşmada ya da sosyal iletişimde gecikme, uzun süren öfke nöbetleri, ayrılamama |
| Okul çağı | Ders başarısında ani düşüş, okula gitmek istememe, sık karın ağrısı, arkadaşsızlık |
| Ergenlik | İçe kapanma, sinirlilik, uyku düzeninin tersine dönmesi, riskli davranışlar, kendine zarar verme |
Bu işaretler birkaç haftadan uzun sürüyorsa bir çocuk ve ergen psikiyatri doktoruna başvurmak yararlı olur. Dikkat ve hareketlilikle ilgili sorunlar için DEHB, gelişimsel kaygılar için nörogelişimsel bozukluklar sayfalarına göz atabilirsiniz.
Yaşam olaylarından sonra
Bir yakının kaybı, boşanma, iş kaybı, ciddi bir hastalık tanısı, göç ya da bir kaza gibi büyük yaşam olaylarından sonra bir süre sarsılmak doğaldır. Ancak aradan aylar geçmesine rağmen yaşam bir türlü olağan akışına dönmüyorsa, olay sürekli zihne geliyor, kâbuslar sürüyor ya da olayı hatırlatan her şeyden kaçınılıyorsa profesyonel destek gerekebilir. Özellikle travmatik olayların ardından gelişen tepkiler için TSSB sayfasında ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.
Beklemeden başvurulması gereken durumlar
Bazı durumlar randevu beklemeye uygun değildir ve aynı gün yardım alınmalıdır:
- Kendine zarar verme ya da yaşamına son verme düşünceleri, özellikle bir plan eşlik ediyorsa
- Başkasına zarar verme düşünceleri
- Gerçeklikle bağın belirgin biçimde koptuğu, kişinin kendini ve çevresini tehlikeye attığı durumlar
- Günlerdir hiç uyumama ile birlikte aşırı taşkınlık
- Yemek ve sıvı alımının ciddi biçimde azalması
Bu durumlarda en yakın acil servise başvurmak ya da 112'yi aramak gerekir. Kişiyi yalnız bırakmamak ve zarar verebilecek araçları ortamdan uzaklaştırmak önemlidir.
Sık yapılan erteleme gerekçeleri
“Herkes yaşıyor, abartıyorum”, “Kendi başıma çözerim”, “Psikiyatriste gidersem ilaç verir, bağımlı olurum”, “Birileri duyarsa ne der?” Bu düşünceler, insanların yardım almasını yıllarca geciktirebilir. Oysa psikiyatrik değerlendirme, gizlilik ilkesine dayanır ve her görüşme ilaç başlanacağı anlamına gelmez. İlaçla ilgili kaygılarınız varsa psikiyatrik ilaçlar bağımlılık yapar mı yazımız yol gösterici olabilir. Erken başvurulan durumlar genellikle daha kısa sürede ve daha hafif tedavilerle düzelir.
Psikiyatri doktoru mu, psikolog mu?
Pek çok kişi ilk adımda kime başvuracağını bilemez. Psikiyatri doktoru tıp eğitimi almış bir hekimdir; tanı koyar, gerektiğinde ilaç tedavisi planlar ve bedensel hastalıklarla ruhsal belirtiler arasındaki ilişkiyi değerlendirir. Psikologların uzmanlık alanı ise ayrıntılı testler ve konuşmaya dayalı terapilerdir. Belirtiler ağırsa, birden fazla alanı etkiliyorsa ya da bedensel bir neden olabileceğinden kuşkulanılıyorsa ilk değerlendirmenin bir psikiyatri doktoru tarafından yapılması uygundur. Ayrıntılar için psikiyatrist ile psikolog arasındaki farklar yazısına bakabilirsiniz.
İlk görüşme nasıl geçer?
İlk görüşme genellikle 45 ile 60 dakika sürer. Doktor, sizi buraya getiren yakınmaları, bunların ne zaman başladığını, yaşamınızı nasıl etkilediğini, geçmiş sağlık öykünüzü, kullandığınız ilaçları, aile öykünüzü ve günlük yaşam düzeninizi sorar. Bazen kısa ölçekler doldurmanız ya da bazı kan tahlilleri yaptırmanız istenebilir. Görüşmenin sonunda doktor, olası tanıyı ve tedavi seçeneklerini sizinle paylaşır. Tedavi planı; psikoterapi, ilaç tedavisi, yaşam düzeni önerileri ya da bunların bir birleşimi olabilir. Bilişsel davranışçı terapi, pek çok sorunda ilk seçenek olarak önerilen yöntemlerden biridir.
Görüşmeye hazırlanmak için
- Yakınmalarınızın ne zaman başladığını ve nasıl değiştiğini kısaca not edin.
- Kullandığınız tüm ilaçların, vitaminlerin ve bitkisel ürünlerin listesini getirin.
- Varsa daha önceki raporlarınızı ve tahlil sonuçlarınızı yanınıza alın.
- Ailede ruhsal hastalık öyküsü olup olmadığını öğrenmeye çalışın.
- Sormak istediğiniz soruları önceden yazın; görüşme sırasında unutmak çok olağandır.
- İsterseniz bir yakınınızı görüşmeye birlikte getirebilirsiniz.
Bir yakınınız için endişeleniyorsanız
Bazen yardım ihtiyacını fark eden kişinin kendisi değil, ailesi ya da arkadaşlarıdır. Böyle durumlarda yakınınızla sakin bir anda, suçlamadan ve gözlemlerinizi somut örneklerle paylaşarak konuşmak en iyi başlangıçtır: “Son zamanlarda çok az uyuduğunu ve eskisi kadar dışarı çıkmadığını fark ettim, seni merak ediyorum” gibi. Onu bir uzmana gitmeye zorlamak yerine birlikte gitmeyi önermek, randevu almasına yardım etmek ve kararına saygı göstermek çoğu zaman daha etkilidir. Acil bir tehlike söz konusuysa, onun rızasını beklemeden yardım istemek gerekir.
Sonuç
Psikiyatri doktoruna başvurmak için belirtilerin dayanılmaz hâle gelmesini beklemek gerekmez. Haftalardır süren ve yaşamınızı kısıtlayan bir sıkıntı, bir değerlendirme için yeterli bir nedendir. Erken atılan bir adım, hem iyileşme süresini kısaltır hem de sorunların derinleşmesini önler. Ruh sağlığına gösterilen özen, beden sağlığına gösterilen özenden farklı değildir.