İçeriğe geç
PsikiyatriDoktoru
Randevu Al

Bilgi Bankası · 5 dakikalık okuma

Bipolar bozukluk nedir? Duygu dalgalarının hastalığa dönüştüğü yer

Herkesin keyfi iner çıkar; bipolar bozuklukta ise bu iniş çıkışlar haftalarca süren, uykuyu, kararları ve ilişkileri altüst eden dönemlere dönüşür.

Sakin denizin üzerinde batan güneş, bipolar bozuklukta dönemler arasında değişen duygu durumunu simgeliyor.

Önemli noktalar

Herkesin keyfi iner çıkar; bipolar bozuklukta ise bu iniş çıkışlar haftalarca süren, uykuyu, kararları ve ilişkileri altüst eden dönemlere dönüşür.

Günlük dilde ruh hâli sık değişen birine kolayca "bipolar" dendiğini duyarız. Bir an neşeli, bir an sinirli olan arkadaşımız, keyfi çabuk kaçan iş arkadaşımız ya da duygusal tepkileri yoğun bir yakınımız bu sıfatla anılabilir. Oysa bipolar bozukluk, gün içindeki duygu dalgalanmalarından çok farklı, ciddi ama tedavi edilebilir bir ruhsal hastalıktır. Yanlış kullanım, hem hastalığın ciddiyetini küçültür hem de gerçekten bu hastalığı yaşayan kişilerin yardım almasını geciktirebilir.

Bu yazıda bipolar bozukluğun ne olduğunu, belirtilerini, türlerini, tanı sürecini ve tedavi seçeneklerini ele alıyoruz.

Bipolar bozukluk nedir?

Bipolar bozukluk, duygu durumunda belirgin ve dönemsel değişikliklerle seyreden bir hastalıktır. Kişi bazı dönemlerde olağandışı biçimde yükselmiş, coşkulu ya da aşırı sinirli bir ruh hâline girer; bu dönemlere mani ya da daha hafif biçimine hipomani denir. Başka dönemlerde ise derin bir çökkünlük, isteksizlik ve umutsuzluk yaşar; bunlar depresyon dönemleridir. Dönemler arasında kişi çoğu zaman tamamen olağan bir duygu durumuna döner.

Bu dönemler saatler değil, günler ya da haftalar sürer. Günlük yaşamın akışı içinde yaşanan kısa süreli öfke ya da sevinç patlamaları bipolar bozukluk anlamına gelmez.

Mani döneminde neler olur?

Mani dönemi, kişinin enerjisinin, etkinliğinin ve kendine güveninin olağandışı biçimde arttığı bir dönemdir. Bu dönemde şu belirtiler görülebilir:

  • Uyku ihtiyacında belirgin azalma: Kişi birkaç saat uyuyup kendini tamamen dinç hisseder,
  • Aşırı konuşkanlık, hızlı konuşma, sözünün kesilmesine tahammül edememe,
  • Düşüncelerin çok hızlı akması, bir konudan diğerine atlama,
  • Kendini olağanüstü yetenekli, önemli ya da güçlü hissetme,
  • Dikkatin çok kolay dağılması,
  • Aynı anda pek çok işe girişme, büyük planlar yapma,
  • Sonuçlarını düşünmeden riskli davranışlar: aşırı harcama, ani iş kararları, riskli cinsel davranışlar, hızlı araç kullanma,
  • Aşırı sinirlilik ve tartışmacılık.

Ağır mani dönemlerinde kişi gerçeklikle bağını kaybedebilir; büyüklük sanrıları ya da şüphecilik ortaya çıkabilir. Mani dönemi çoğu zaman kişinin iş, aile ve sosyal hayatında ciddi sorunlara yol açar ve bazen hastanede tedavi gerektirir.

Hipomani nedir?

Hipomani, maninin daha hafif bir biçimidir. Kişi daha enerjik, daha üretken, daha konuşkan ve daha az uyku ihtiyacı olan biri hâline gelir. Hipomani dönemleri bazen kişiye ve çevresine olumlu bir değişim gibi görünebilir; kişi kendini hiç olmadığı kadar iyi hissedebilir. Ancak bu dönem çoğu zaman bir depresyon dönemiyle takip edilir ve dikkatli bir gözle bakıldığında kişinin olağan hâlinden belirgin biçimde farklı olduğu görülür.

Depresyon döneminde neler olur?

Bipolar bozuklukta görülen depresyon dönemleri, tek başına görülen depresyondan ilk bakışta pek ayırt edilmez. Bu dönemde şunlar yaşanabilir:

  • Günün büyük bölümünü kaplayan çökkünlük ve umutsuzluk,
  • Daha önce keyif alınan şeylere ilgi kaybı,
  • Enerji düşüklüğü, sürekli yorgunluk,
  • Aşırı uyuma ya da uyuyamama,
  • İştah ve kilo değişiklikleri,
  • Odaklanma ve karar verme güçlüğü,
  • Değersizlik ve suçluluk duyguları,
  • Ölüm ya da intihar düşünceleri.

Bipolar bozukluğu olan kişiler çoğu zaman ilk olarak depresyon şikâyetiyle doktora başvurur. Önceki mani ya da hipomani dönemleri sorulmadıkça fark edilmeyebilir. Bu durum, yanlış tanıya ve tedaviye yol açabilir.

Bipolar bozukluğun türleri

Bipolar bozukluk tek tip bir hastalık değildir. Başlıca türleri şunlardır:

Bipolar I bozukluk. En az bir mani döneminin yaşandığı türdür. Depresyon dönemleri de sık eşlik eder.

Bipolar II bozukluk. Mani yerine hipomani dönemleri ve belirgin depresyon dönemleriyle seyreder. Depresyon dönemleri genellikle daha uzun ve daha sık olduğundan, bu tür çoğu zaman yalnızca depresyon olarak algılanabilir.

Siklotimik bozukluk. Daha hafif ama uzun süreli, iki yıldan fazla süren dalgalanmalarla seyreder.

Nedenleri nelerdir?

Bipolar bozukluğun tek bir nedeni yoktur. Genetik yatkınlık en güçlü etkenlerden biridir; ailede bipolar bozukluk öyküsü olan kişilerde risk daha yüksektir. Beyindeki kimyasal ileticilerin ve duygu düzenleyen devrelerin işleyişindeki farklılıklar da hastalığın gelişiminde rol oynar. Uykusuzluk, yoğun stres, önemli yaşam değişiklikleri ve madde kullanımı ise dönemleri tetikleyebilir.

Hastalık çoğunlukla geç ergenlik ya da genç yetişkinlik döneminde başlar; ancak daha ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir.

Tanı nasıl konur?

Bipolar bozukluğun tanısı bir psikiyatri doktorunun yapacağı ayrıntılı değerlendirmeyle konur. Tanıyı doğrudan gösteren bir kan tahlili ya da görüntüleme yöntemi yoktur. Değerlendirmede kişinin yaşadığı duygu dönemleri, bu dönemlerin süresi, şiddeti, uyku düzeni, aile öyküsü ve madde kullanımı ayrıntılı olarak sorgulanır. Kişinin yakınlarından alınan bilgi de çok değerlidir; çünkü kişi mani ya da hipomani dönemlerini kendisi fark etmeyebilir ya da olumlu bir dönem olarak hatırlayabilir.

Tiroid hastalıkları, bazı ilaçların yan etkileri ve madde kullanımı da benzer belirtilere yol açabileceğinden, gerekli görülürse tıbbi tetkikler istenir.

Tedavi nasıl yapılır?

Bipolar bozukluk uzun süreli bir hastalıktır; ancak doğru tedaviyle kişilerin büyük çoğunluğu dengeli, üretken ve doyumlu bir yaşam sürdürebilir. Tedavinin temel taşları şunlardır:

İlaç tedavisi. Duygu durumunu dengeleyen ilaçlar, bipolar bozukluk tedavisinin temelini oluşturur. Bu ilaçlar hem mevcut dönemi tedavi eder hem de yeni dönemlerin ortaya çıkmasını önlemeye yardımcı olur. Hangi ilacın, hangi dozda kullanılacağına psikiyatri doktoru karar verir; bazı ilaçlarda düzenli kan düzeyi takibi gerekir. Tedavinin kişi kendini iyi hissettiğinde kendi başına bırakılmaması çok önemlidir; çünkü ani bırakma yeni bir dönemi tetikleyebilir.

Psikoterapi. Bilişsel davranışçı terapi ve hastalık hakkında bilgilendirme odaklı görüşmeler, kişinin hastalığını tanımasına, erken uyarı işaretlerini fark etmesine ve günlük yaşamını düzenlemesine yardımcı olur.

Aile katılımı. Bipolar bozukluk yalnızca kişiyi değil, ailesini de etkiler. Aile üyelerinin hastalığı anlaması, erken belirtileri birlikte fark etmesi ve destekleyici bir tutum geliştirmesi, tedavinin başarısını artırır.

Düzenli yaşam. Düzenli uyku, düzenli öğünler, alkol ve madde kullanımından uzak durmak ve stresi yönetmek, dönemlerin önlenmesinde ilaçlar kadar önemlidir.

Erken uyarı işaretleri

Bipolar bozukluğu olan kişiler ve yakınları zamanla kendilerine özgü erken uyarı işaretlerini tanımayı öğrenir. Uyku süresinin birkaç gece üst üste kısalması, konuşma hızının artması, harcamaların çoğalması ya da tersine sosyal ortamlardan çekilme gibi küçük değişiklikler, yeni bir dönemin habercisi olabilir. Bu işaretler fark edildiğinde doktorla hemen iletişime geçmek, dönemin büyümeden kontrol altına alınmasını sağlar.

Yakınınızda bipolar bozukluk varsa

Bipolar bozukluğu olan birinin yakını olmak zorlayıcı olabilir. Mani döneminde kişinin sizi dinlememesi, riskli kararlar alması ya da sizinle tartışması; depresyon döneminde ise içine kapanması ve hiçbir şeye istek duymaması, aile üyelerini çaresiz hissettirebilir. Bu dönemlerde yaşananları kişinin karakterine değil hastalığın belirtilerine bağlamak, ilişkiyi korumaya yardımcı olur. Sakin dönemlerde, yeni bir dönem başlarsa neler yapılacağını birlikte konuşmak ve doktorla paylaşılacak bir plan hazırlamak, kriz anlarında herkesin işini kolaylaştırır. Kendi ruh sağlığınızı korumak ve gerektiğinde siz de destek almak, uzun soluklu bu süreçte en az hastanın tedavisi kadar önemlidir.

Son söz

Bipolar bozukluk, gündelik dilde kullanıldığı kadar hafif bir durum değildir; ancak umutsuz bir hastalık da değildir. Erken tanı, düzenli tedavi, yaşam düzeninin korunması ve ailenin desteğiyle kişiler hastalıklarını yönetebilir. Duygu durumunuzdaki değişikliklerin hayatınızı etkilediğini düşünüyorsanız, bir psikiyatri doktoruyla görüşmek bu yolda atılacak en önemli adımdır.

İlgili hizmetler